Aciz Kulun Duası

Bizi yoktan var eden rabbimize karşı hepimiz aciziz ve zayıfız Allah'a karşı boyun eğmenin ve rızasını dilemenin zirvesi aciz bir kul olarak Dua etmektir. Dua ne kadar tevazu ve alçak gönüllülükle yapılırsa o derece Allah katında inşaallah makbul olacaktır. Aciz bir kul olarak samimiyet ve illsala eller açılır ve en içten ifadelerle hal Allah'a arzedilir. İçten gelen bütün samimi Dualar değerlidir ve en güzel dualar onlardır ama kolaylık olması açısından çeşitli duaları okuyarak istifade etmek mümkündür.

Aciz Kulun Duası

Allah’ım!
Ben aciz kulun, Garip…
Gidecek başka hiçbir kapım olmadığından, yine sana geldim.
Biliyorum, sen kapına gelen hiç kimseyi, boş geri çevirmezsin,
Ben de geldim, el açtım, beni de boş geri çevirme ya Rabb! Ne olur…

Allah’ım!
Benim dilim dönmez, bildiğim sözlerde senin kapına layık değil, derdimi anlatacak kadar dermanım da yok, sen ki bizden iyi bilirsin gönlümüzdekini, sen ki bize hayırlı olanı da bizden iyi bilirsin, hakkımızda hayırlı olan herşeyi, yüreğimize sevdir ve bize ver Ya Rabb.
Allah’ım!
Ben aciz kulun, Garip!
Kafam yine karıştı, gönlüm çöl ateşinde yanıyor, tefekkür ettiğim gecelerin sabahları olmaz oldu, uykularım kaçtı, işin işinden çıkamadım ya Rabb! Beni feraha erdir…

Allah’ım!
Bu nefs ne zalim, ne çetrefilli, ne arsız bir düşmanmış?
İnsana hiç yapmam dediğini yaptırır, yaptırdığının farkına bile vardırmaz, bin kere pişman olur insan, ama bu nefs, yine de yakasını bırakmazmış.
Ben başa çıkamadım, ben terbiye edemedim, sen beni bana bırakma, sen nefsime haddini bildir ya Rabb!

Allah’ım!
Günde beş vakit çağırıyorsun bizi, sana Aşk ile gelmemiz gerek, ama biz bir de seni bahane ederek dava falan diyerek namazlarımızı bile kaçırıyoruz, ben anlayamadım Ya Rabbi, sen bizden bir şeylere koşturmamızı mı yoksa Namaz kılmamızı mı istedin?
ilkokulda çalan zile Mutluluk çığlıklarıyla cevap verip kapıya koşmamız gibi Müezzin her Allahuekber dediğinde sana koşmamızı nasip et Ya Rabb!

Allah’ım!
Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v) diyor ki;
Müslüman, elinden ve dilinden emin olunan kimsedir.Ben ki daha kendi elime ve dilime güvenemiyorum, bu zillet durumdan bizi kurtar ya Rabb!
Bizlerin günahlarını bağışla, senin yolundan ayırma, senin rızan olmayan hiçbir işe yanaştırma, senin için kalbi atmayan hiç kimse ile kaynaştırma, her hareketimizi senin rızan için yapmayı bizlere nasip et, bizlere sevmeyi öğret, sevgi ile konuşmayı, sevgi ile bakmayı duymayı öğret, sen bizi sev ki, biz de seni sevebilelim.

Allah’ım!
Yine kainatın efendisi bizlere şöyle buyurmuş;
Şu üç şeyin kıymetini iyi bilin; hastalıktan önce sağlığın, yaşlılıktan önce gençliğin, meşguliyetten önce boş zamanın.
Ya Rabbi bakıyorum da işte biz bu kıymet bilme dönemlerinin hepsine sahibiz, sağlıklıyız, gücümüz kuvvetimiz yerinde, hamdolsun ki genciz, diriyiz ve boş zamanımızda bir hayli var, ama yine anlayamıyorum Allah’ım, hiç kıymetini bilemiyoruz bu durumların, boş zamanlarımız boş boş akıp gidiyor, içkiler, sigaralar bir yana, artık ne yediğimiz bilmeden sağlığımız, ne kullandığımızı bilmeden dermanımız kesiliyor, gençken yapılan ibadeti sen çok seversin diye birbirimize ballandıra ballandıra anlatırken ancak konuşmakla geçiyor gençliğimiz, Allah’ım ben anlayamıyorum, artık içim içime sığmıyor, neden hep konuşur olduk, ve neden olmadığımız gibi olur olduk, neden hep yalanlara sığınıyoruz, neden sen kitabında açık açık yazmışken, biz ona kılıf arıyoruz neden Allah’ım? Yine içim daraldı, sen bizi bu karanlıktan kurtar, aydınlığa eriştir, sen bizi bize bırakma ya Rabb…

Allah’ım!
Ben aciz kulun, Garip.
Bazen diyorum ki keşke benim adım dünya olsaymışta, dünyanın adı da garip.Çünkü sen öyle bir yaratmışsın ki bizi, bu kocaman, gözümüzde büyüttüğümüz, ömrümüzü uğruna çürüttüğümüz dünya var ya, işte bir insan etmez ve adına garip desek, daha da onu tarife hiçbir kelam gerekmez.
Müslümanın en büyük sıkıntısı dünyayı kurtarmaya çalışmak derdi bir büyüğümüz, şimdi düşünüyorumda ,her birimiz gözümüzü dünyaya dikmişiz amma, içimizdeki dünyadan bihaberiz.Halbuki şöyle bir kendimize baksak?
Allah’ın emirlerini yerine getirmeden, sen olmasaydın dünyaları yaratmazdım dediğin habibini hiç bilmeden ve babamızın duası olmadan, ve hani hep kendimiz layık gördüğümüz cennetinin anamızın ayağı altında olduğunu anlamadan boyuna dünyanın derdindeyiz.

Allah’ım!
Babam…Canım babam…Kokusunu o kadar özledim ki, bana seslenişini, bakışını, yanaklarımı ısırmasını, kendi yudumunu eliyle bana vermesini…Allah’ım illa ki hep kaybedince mi anlayacağız onların değerini?
Şimdi Anne diye bağırarak yeri göğü inletmek isterdim, o burada olsa her işi bırakıp ona hizmet etmek isterdim, sarılıp doya doya koklamak, dizine yatmak, saçımı okşatmak isterdim, Allah’ım hep kaybedince anladım değerlerini, sen kaybetmeyen kardeşlerime bunun idrakini nasip eyle, sen onların Anne Baba duası almasını nasip eyle Ya Rabb!

Allah’ım!
Ben aciz kulun, Garip.
Düşünüyorumda Filistin’de bir kardeşimin canı hiç dondurma çekmiyor mu acaba? Sonra hemhal oluyorum ve canım dondurma çekiyor, ve sonra anne dondurma diye istemeyi arzuluyorum içimden, sonra dondurma isteğini bastıran bir acı beliriyor içimde, o da gözlerimin önünde anacığımı vuran o kahpe, şerefsiz siyonistler!
Bugüne kadar tabağımda buraktığım yemekleri düşünüyorum, ve afrikada açlıktan ölen çocuğun katili gibi hissediyorum kendimi, ve suriyede üşüyen kardeşim, işte şu battaniye bile haram diyorum bana, Allah’ım, Ya Rabbi, el açtım, kapına geldim, sen iste ben geri çevirmem kulum diyorsun, istiyorum Allah’ım, kafirin zulmüne son ver, onları kahr ismi şerifinle kahrı perişan eyle, islamı ve müslümanları muzaffer eyle, dünyada barış ihsan eyle, kardeşlerimize bilinç ver, Zorlaştırma Kolaylaştır, hayırlı olanlardan nasip et, Zenginlik ve güç ver, onları hayırda kullanmayı nasip et, sağlık,sıhhat ve kudret ver, yolunda harcamayı nasip et, Hafızamızı kuvvetlendir,zihnimizi aç, basiretimizi tutuk eyleme, senin için okumayı,senin için öğrenmeyi, senin için bildiklerimizi kullanmayı nasip et.
Alemlerin sultanının emrettiği gibi bir kötülük gördüğümüzde elimizle düzeltmeyi, yapamıyorsak dilimizle düzelmeyi hiç olmazsa kalbimizle buğzetmeyi nasip eyle.

Allah’ım!
Vatanımızı, milletimizi, müslümanları, dünyanın dörtbir yanındaki kardeşlerimizi koru, ve bizlere elinde Kur’an, kalbinde iman ile hakkı çağıran, hakkı söyleyen bir gençlik nasip eyle.
İlahi ente maksudi ve rıdake matlubi,İlahi maksadım sensin ve isteğim senin rızan diye gözyaşı döken bir gençlik nasip eyle,
Zaman bendedir, ve mekan bana emanettir diyen bir gençlik nasip eyle,
Yolda yavaş yürüdüğünde üstünde vebal hisseden, tasasız avare değil, dertli,aşklı muhabbetli bir gençlik nasip eyle,
Bizlere asımın nesli olmayı nasip eyle,
Bizlere Peygamber övgüsünden nasibini almış, Fatih Sultan Mehmed’ler gibi, Yavuzlar,Süleymanlar gibi, Bizlere aşıklar gibi, Akşemsettinler,Yunuslar,Mevlanalar,Şah-ı nakşibenler,Abdulkadir Geylaniler, Mehmed Zahid Kotkular, Sami Ramazanoğulları,Ali Haydar efendiler,Bediüzzaman Said Nursiler, Süleyman Hilmi Tunahanlar gibi bir gençlik nasip eyle,

Allah’ım!
Ben aciz kulun, Garip.
Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v), bu ismini zikrettiğim mübareklerin yüzü suyu hörmetine, Müminin Mümine yaptığı dualardan bu dularımıda say ve kabul eyle, Emri bil Ma’ruf ve nehyi anil Münker, bizi iyiliği emreden ve kötülükten men edenlerden eyle,
Amin

Yazar: www.duasi.org Arif Selim

Aciz Kulun Hakkında Yorumlar

Yorum Yapılmamış

Bu Konuya Yorum Yapabilmek İçin, Üye Olmalı yada Üye Girişi Yapmalısınız.

Sitemap - Kullanım Şartları